Kategoriler
Blog Uncategorized

Rinoplasti (Burun) Estetiği

Rinoplasti (Burun) Estetiği

25 Aralık 2019, 16:24

Rinoplasti (Burun) Estetiği

Rinoplastinin Tarihçesi

Rhinopasti yani halk dilinde burun estetiği denilen ameliyatın sözcük anlamı ; yunanca burun anlamına gelen rhinis  yapılandırmak, oluşturmak anlamına gelen  plassein  sözcüklerinden gelmektedir.

Burun kırıklarının tedavisiyle ilgili bilgiler içeren ilk kayıtlara eski mısırda Edwin Smith papirüsünda bulunmaktadır. Rinoplastinin temellerine eski Hint kaynaklarında da rastlanmaktadır. Hint kültüründe saygı ve onuru temsil eden burunun kesilmesi en ciddi cezalardan biriydi. Bundan dolayı Hint tıbbı burun düzeltilmesi önemli bir konuma gelmiştir. Ünlü bir hekim olan Sushruta M.Ö. 5 yüzyılda yanaktan deri kaydırarak yapmış olduğu burun düzeltme ameliyatını Sushruta Samhita adlı eserinde anlatmıştır.

Sonraki dönemde burun cerrahisine yönelik kayıt 15.yy a kadar yoktur. 1442’ de Sicilyalı cerrah Branca eski Hint yöntemi olan yanaktan yada alından deri kaydırarak burun ameliyatını tekrar tanımlamış ve Gaspare Tagliacozzi (1545-1599) İtalyan tekniği denen kol cildinden fleple rekonstrüksiyonu De Curtorum Chirurqia adlı eserinde detaylı olarak anlatmıştır.

İlk burun küçültme müdahelesinin 15.yy da yapıldığı sanılmaktadır. Rivayete göre kaza sonucu bir gözünü kaybeden Urbino Dükü Federicanın görme alanını genişletmek için kemerli burnu küçültülmüştür. 1450 deki madalyonunda kemerli olan burnu 1465 teki portesinde redüksiyona uğramış olarak tasvir edilmiştir.

  1. yy da Gentleman’s magazin isimli bir dergide Hint tekniği ile burun rekonstrüksiyonu isimli makale yayınlayan Alman cerrah Carl Von Graefe (1787-1840) ilk kez rinoplasti sözcüğünü kullanmıştır.

Rinoplasti başlangıçta  burun dışından kesilerle   yapılırken, J. Roe burun içinden yaklaşımı tanımlamıştır. 1898 de Jacques Joseph,  Diffenbach‘ın  tekniğini geliştirerek modern rinoplastinin öncüsü olmuş ve kemik – kıkırdak parçaları kullanarak burnun iskelet yapısının düzeltilmesi uygulanmaya başlanmıştır.

  1. ve 2. Dünya savaşında silah, özellikle şarapnel veya top yaralanmaları sonucu oluşan geniş yüz yaralanmalarının artması   ve  anestezi, antisepsi (mikroptan koruma) yöntemlerinin kullanıma girmesi  rekonstriktif burun cerrahisinin gelişimini  hızlandırmıştır.

Son 50 yılda rinoplasti tekniğinde ve  yaklaşımlarda, gelişen aletler ve  teknolojininde  kullanımıyla  birçok  değişiklik olmuş,  estetiğe bakış açısıda değişmiştir.

Artık amaç; ameliyat olduğu fazla anlaşılmayan,  hastanın yüz ölçülerine uygun, düzgün ve güzel gözüken bir  burun oluşturmaktır.

Burun Estetiği – Rinoplasti hakkında Kısa Bilgiler;

Rinoplasti en sık yapılan estetik operasyondur. Rinoplasti ile burunun boyutları  küçültülebilir, büyütülebilir, burun ucu kaldırılabilir, kemerinin şekli değiştirilebilir. Doğumsal veya kaza sonucu oluşmuş bir bozukluk varsa  düzeltilebilir. Soluk alma ile ilgili şikayetler giderilebilir.

Rinoplasti  yüz görünümünü ve çehreyi belirgin olarak değiştirir. Daha iyi görünmeyi sağlayarak öz güveni arttırır.

Görünümünde düzelme yönünde gerçekçi beklentileri olan ve rusal olarak sağlıklı olan  kişiler rinoplasti için uygun adaylardır.

Rinoplasti hangi yaşlarda uygulanır?

Yaş, rinoplasti için önemli bir konudur. Kızlarda 17, erkeklerde 18 yaşını beklemek fiziksel sosyal ve emosyonel gelişimin tamamlanması açısından önemlidir.

Rinoplastide karar verme

 

Burun  kişiye özgü bir yapıdır. Bu nedenle yapılacak olan ameliyat da her kişi için aynı değildir ve kişiye özgüdür. İlk görüşmede cerrah  beklentileri dinleyip, tam bir gözlem ve muayeneden sonra kendi düşüncelerini açıklamalı, gerekenler konusunda kararını vermeli ve kararlarını sizinle paylaşmalıdır.

Cerrahınız tarafından daha önce yapılmış olan burun ameliyatlarının resimleri de nasıl bir sonuç elde edilebileceği konusunda size fikir verebilir. Burnun kemik ve kıkırdak yapısının özellikleri, yüzün şekli burun derisinin kalınlığı, yaş ve beklentiler ameliyatın sonucunu etkileyebilecek önemli etmenlerdir.

Rinoplasti ameliyatı görüşmesinde bildirmeniz gerekenler nelerdir?

Daha önce herhangi bir burun ameliyatı olup olmadığı veya burna bir darbe gelip gelmediği, solunum probleminin olup olmadığını, kullanılan ilaç veya vitaminler, sigara alışkanlı olup olmadığı detaylı olarak   doktora bildirilmelidir.

Rinoplasti nasıl yapılır? Ne kadar sürer?

Rinoplasti teorik olarak lokal ve genel anestezi ile yapılabilir. Ancak, ameliyatın aşamaları ve hastanın konforu göz önünde tutulursa genel anestezi uygulanması daha uygundur.

Ameliyat 2-3 saat kadar sürer. Ameliyat sırasında genel anlamda, burnun kıkırdak ve kemik yapıları, yumuşak dokulardan ayırılıp istenilen biçimde şekillendirilir. Daha sonra deri ve diğer yumuşak dokular, şekillendirilmiş olan iskelet üzerine tekrar yayılır.

Açık ve kapalı rinoplasti nedir?

Rinoplastilerin bir kısmı burun deliklerinin içine yapılan kesilerle yapılır. Buna “kapalı rinoplasti” tekniği denir. Daha karmaşık vakaların onarımında görüş ve hareket rahatlığı sağlamak amacı ile burun deliklerini birbirinden ayıran ve kolumella adı verilen orta kısımda kesilerek yapılırsa “açık rinoplasti” tekniği adı verilir.

Burun ucu ve orta hat desteği için gerekli kıkırdaklar genellikle burnun septal kıkırdak adı verilen dokusunun iç kısımlarından karşılanır. Ancak, burnun daha önceki ameliyatlar veya kazalar sonucu hasar gördüğü durumlarda, kıkırdak desteği için  hastanın kulak veya kaburgasından alınacak kıkırdak dokuları yada  başka insanlardan  özel  yöntemlerle alınıp  hazılanan  kıkırdaklar  kullanılabilir. Böyle bir olasılık elbette ki önceden cerrahınız tarafından size açıklanır.

Rinoplasti ameliyatı sonrası süreç nasıl?

Ameliyat sonrası burun yüzeyine flaster ve alçı ile tespit yapılır. Burun içine ise tamponlar yerleştirilir.

Ameliyattan sonra 3-5 gün kadar yüzde ödemler, alt göz kapaklarında morarmalar, burun deliklerinden hafif sızıntılar burunda ağrı ve dolgunluk hissi görülebilir. Ancak, tüm bu  şikayetler ilaçlar ile azaltılır. İlk gün, tuvalet ihtiyacı dışında hastanın yarı oturur şekilde yatması uygundur. Ertesi sabah hasta ayağa kalkabilir.

Ameliyattan sonra gözlere soğuk kompresler uygulanması hem şişlikleri azaltacak hem de hastanın kendini daha iyi hissetmesini sağlayacaktır. Şişlik ve morlukların çok büyük bir kısmı 2 hafta içinde yok olacaktır.

Tamponlar ameliyatın özelliğine göre 24-48 saat sonra, alçı ve varsa dikişler bir hafta sonra ve flasterler 10 gün sonra çıkartılır. Tüm bu destekler çıkarıldıktan sonra hasta hayal ettiği burunu hemen görmek isteyebilir ancak, öncelikle tüm ödemlerin ve morlukların tamamen geçmesi ve bunun için de en az 2-3 ay geçmesi gerekir. Ödemlerin çözülmesi, “açık rinoplasti” tekniği uygulandığı zaman özellikle burun ucunda biraz daha uzun sürebilir.

Hasta ameliyatın ertesi sabahı taburcu edilir ve haftasında okuluna veya işine geri dönebilir.

Hastanın 2-3 hafta kadar burnunu şiddetli sümkürmemesi, spor yapmaması ve cinsel ilişkide bulunmaması iki ay kadar herhangi bir gözlük kullanmaması gerekir. En az 6 ay kadar buruna herhangi bir darbe almaktan şiddetle kaçınılmalıdır.

Rinoplasti Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Burun estetik ameliyatları bölgesel uyuşturma (lokal) ya da tam bayıltma (genel anestezi) ile yapılabilir. Ancak daha çok genel anestezi tercih edilmektedir. Ameliyat süresi hastanın burun şekil bozukluğuna bağlıdır ve ortalama olarak 2–3 saat kadar sürer.

Dışardan hiç kesi olmadan saqdece burun içinden kesi yaparak  yani ‘’kapalı teknikle’’ ya da burun içindeki kesiye  ilaveten  burun girişinde orta hatta   cilde küçük bir kesi yaparak yani ‘’Açık teknik’’le yapılabilir. Son yıllarda büyük çoğunlukla açık teknik uygulanmaktadır.

Ameliyatta yapılacak işlem burundaki şekil bozukluğuna göre değişir. Burun kanatlarını oluşturan kıkırdaklar, eşit şekilde ve burun kanatlarında çökmeye yol açmayacak şekilde çıkarılır. Diğer kıkırdaklarda da mevcut şekil bozukluğu değerlendirilerek düzeltmeler yapılır. Burun kemiği değişik yerlerden özel aletlerle kesilerek  şekil bozukluğuna yol açan kısmı çıkarılıp diğer kısımlarına uygun şekil verilir. bir kısım çıkıntılar törpülenerek düzeltilir. Çıkarılan kıkırdaklar veya bazen kemikler, cerrahın ameliyat sırasındaki kararları doğrultusunda  destek dokusu olarak çeşitli yerlere tekrar konabilir.  Bazen iki burun   pasajı arasındaki  bölmeyi oluşturan kıkırdakta alınıp  yeni şekil verilerek  başka alanlarda destek amacıyla kullanılabilir.

Burnun kendi kıkırdak veya kemiklerinin yeterli veya uygun olmadığı durumlarda vücudun başka bölgelerinden faydalanılabilir. Bu amaçla kulak kıkırdakları, kaburga kıkırdakları veya leğen kemiği kullanılabilir.

Burun estetiği yapılırken varsa burun içindeki deviasyon, et büyümesi gibi durumlarda düzeltilir.

Ameliyatın sonunda burun içine sıklıkla basit kolay ve ağrısız çıkabilen silikon tampon konur, burun yüzeyine yapılan flaster tesbit üzerine özel  termoplastik akril kalıp hazırlanarak yerleştirilir.

Kategoriler
Blog Uncategorized

Kepçe Kulak Ameliyatı

Kepçe Kulak Ameliyatı

25 Aralık 2019, 16:27

Kepçe Kulak Ameliyatı

KEPÇE KULAK AMELİYATI

Kulak kepçesi estetik girişimleri kulak boyutunu küçültme ya da kepçe kulak görünümünü düzeltmek amacıyla yapılır.

Kulak kepçesinin normalden daha fazla öne doğru kıvrık olması durumuna “kepçe kulak” veya “yelken kulak” adı verilmektedir. Kulak kepçesindeki kıvrımların yetersiz gelişmesi ya da kıkırdak kısmın normalden fazla geniş olması, genellikle temel sebeptir.

Kepçe kulak deformitesi, bir çocuğun ruh sağlığı ve arkadaş ilişkileri, açısından önemli sorun oluşturabilir. Bu nedenle erken dönemde düzeltilmesi faydalıdır.

 

Kulaklar ve kıkırdak yapı 5-6 yaşlarında, gelişimini tamamlayacağından, kepçe kulakların okul öncesi dönemde düzeltilmesi mümkündür. Çocukluk döneminde düzeltilmemiş kepçe kulakların, ileri yaşlarda düzeltilmesi de elbette mümkündür.

 

Kepçe kulak düzeltme ameliyatı hastanın yaşına göre, lokal (bölgesel uyuşturma) veya genel anestezi (tam bayıltma) ile yapılabilir. Ameliyat, tek veya iki taraflı olması ve problemin seviyesine göre yaklaşık olarak, 1-2 saat sürer.

 

Ameliyat safhaları, kulak arkasından deri çıkarma, kıkırdağı, mevcut biçimini zayıflatarak geriye katlayacak biçimde yeniden şekillendirme, kulak arkasında kalan derinin ucuca onarımı olarak özetlenebilir. Ameliyattan sonra kulaklar geniş pansumanlar ile kapatılır. Hasta aynı gece veya ertesi sabah taburcu edilebilir.

Kepçe kulak düzeltme son derece güvenli bir ameliyattır. Çok ender olarak küçük kan birikmeleri görülebilir. Bunlar da genellikle kolayca ile kontrol altına alınabilir.

Ameliyattan 10-12 gün sonra dikişler alınır ve pansuman yerine 3-4 hafta süreyle sporcuların kullandığı alın bantlarından takılarak kulaklar olası bir darbeden korunur. Alın bandının özellikle gece uykuda kullanılması kulakları korumak için önemlidir.

Birkaç hafta boyunca özellikle çocuk hastaların kulağa olabilecek darbelerden korunmak için  aktivitelerine  dikkat etmesi gerekir.

 

BAROTRAVMA NEDİR? KULAKLARDA BASINÇ ARTIŞI NEDİR?

KULAKLARDA BASINÇ ARTIŞI – BAROTRAVMA

Gerek dalma, gerekse uçakta özellikle iniş ve kalkışlar gibi ani basınç değişikliği durumlarında östaki borularının iyi çalışması gerekir. Östaki borusunun iyi çalışmadığı durumlarda ani dalmalarda, yükseğe çıkmalarda ve uçaklarda oluşan ortam basıncı değişikliğine uyum sağlanamaz ve zarın iki tarafında  basınç eşitlenemez. Meydana gelen barometrik değişiklikler sonucu kulak zarı, işitme kemikçikleri, orta kulaktaki havalı boşluklar ve hatta iç kulak etkilenebilir. Buna BAROTRAVMA denir.

Uçak yolculuğu sırasında kulaklarda  ani basınç değişikleri ve ağrılar  en sık görülen sağlık sorunlarından birisidir. Çocuklarda özellikle  inişlerde olan ağlamalar  kulaktaki basınçla değişimi ile oluşan ağrıya  bağlıdır.

Östaki Borusu Neden Tıkanır?

Östaki borusu, birçok sebepten dolayı tıkanabilir veya ağzı kapanabilir. Östaki borusunun tıkanmasına yol açan en sık sebep basit soğuk algınlığıdır. Orta kulak iltihapları yanında, geniz eti, burun eti şişlikleri, sinüzitler ve burun alerjileri de (saman nezlesi gibi) sık sebeplerdendir. Östaki borusu yetişkinlere göre daha dar olduğu için çocuklar tıkanıklığa daha yatkındırlar.

Östaki borusu tıkandığında orta kulak ve kulak kanalı arasındaki basınç eşitlenemez, orta kulakta vakum oluşur, kulak zarı içeri doğru çöker. Gerginleşen kulak zarı normal titreşemez ve sesler donuk, az gelir, çınlama ve ağrı oluşur. Bu durum bir süre devam ederse, orta kulaktaki dokudan salgılanan sıvı burayı doldurur. Bu duruma “orta kulakta sıvı birikimi”, ‘’efüzyonlu otit’’ “seröz otit” veya “aero-otit” isimleri verilir.

Orta Kulak Basınç Artışı tehlikelimidir ?

Bazen bu sıvı içine küçük kanamalar da olabilir. Ani basınç değişikliklerinde, bu duruma hemen uyum sağlayamayan kulak zarında delinmeler olabilir. Hastalar şiddetli kulak ağrısı, işitme kaybı, çınlama hisseder. Bazı olgularda hastalık mastoid kavite dediğimiz, orta kulağın peteksi dokusuna yerleşebilir. Bu durum daha ilerde zaman zaman orta kulak enfeksiyonları ile seyreden, çoğunlukla da işitme kaybının olduğu kronik bir hastalığa dönebilir.

Çok nadiren orta kulağı iç kulaktan ayıran çok küçük iki penceredeki zarlarda basınç değişiklikleri ile zedelenme ve yırtılma olabilir, perilenf denilen iç kulak sıvıları orta kulağa akabilir. Ani ve şiddetli baş dönmeleri, çınlamalar ve işitme kayıpları olabilir. Hasta özellikle pozisyon değişikliklerinde ani baş dönmesi atakları geçirir. Denizde belli bir derinlikte bunlar oluşursa kişi hızla su yüzüne çıkmak isteyeceğinden vurgun yiyebilir ya da oryantasyonunu kaybederek daha derine fark etmeksizin inebilir. Hayati birtakım tehlikelerle karşılaşılabilir. Perilenfatik fistülü denilen iç kulaktaki sıvının sızıntısına bağlı olarak işitme tamamen kaybedilebilir.

Uçak Yolculuğu, Yükseğe Çıkma ve Dalma Nasıl Problem Yaratır?

Uçak yolculuğu sırasında özellikle inişlerde ani basınç değişiklikleri olur. Bu basınç değişikliklerinin eşitlenmesi için östaki borusunun o sırada hemen açılıp gerekir. Ancak östaki borusu iyi çalışamadığında kulak zarının iki tarafında basınç eşitlenemez. Günümüzde uçaklarda basınç kontrolü daha iyi olmakla birlikte hala sorunlar yaşanabilmektedir. Uçucu personelde sık olduğu için bu soruna ‘’hostes hastalığı’’ da denilmektedir.

Sadece uçaklarda değil basınç değişikliğine yol açan her durum problem yaratır. Aynı durumla, yüksek binalarda hızla hareket eden asansörlerin içinde veya suya dalarken karşılaşılabilir.

Uçak Yolculuğunda Yükseğe Çıkma ve Dalmada Kulakların Tıkanması Nasıl Önlenir? Neler Yapılabilir?

Yutma işlemi östaki borusunu açan kasları harekete geçirerek basıncın dengelenmesini sağlar. Bu nedenle yutkunmak, sakız çiğnemek ve esnemek faydalıdır. Uyurken yutkunma işlemi çok yavaşlayacağı için özelikle iniş sırasında uyumamaya dikkat edilmelidir. İniş sırasında bebeğin emzirilmesi ya da beslenmesi ve uyutulmamasıı faydalı olacaktır.

Burnu kapatarak kulağa hava vermeye çalışıp yutkunarak yapılan valsalva manevrası oldukça etkilidir.

Soğuk algınlığı, aktif sinüzit veya alerji sonucu burun tıkanıklığı yoğunsa uçuşu ertelenmelidir. Son günlerde bir kulak müdahalesi geçirilmişse doktorun izni ile uçulabilir.

Bu sorunu sık yaşayanlarda inişe geçmeden yaklaşık bir saat önce burun açıcı bir ilaç veya sprey kullanılabilir. Bu ilaçlar burnu ve östaki borusunu açarak orta kulak havalanmasına yardımcı olur. Alerjisi olan kişiler alerji ilaçlarını uçuş öncesi almalıdır. Kulaklar hâlâ açılmıyorsa ve ağrıyorsa kulak hekimine başvurulmalıdır.

Dalgıçlara, Pilotlara ve Östaki Borusu Sık Tıkananlara Kulak Basıncını Dengeleme Önerileri

Burun kanatları parmaklarla kapatılır

Ağızdan kuvvetli bir soluk alınır

Ağız ve burun kapalı olarak yanak şişirilerek basınçlı hava östaki borusundan orta kulağa geçirilir.

Bırakmadan yutkunularak kulağa hava girişi hissedilir.

Bu valsalva hareketini birçok kez yapmak gerekebilir.

Sinüslerde Barotravma

Basınç değişikliklerinden etkilenen bir diğer organ yüz kemikleri içinde yer alan sinüs boşlukları ve sinüs yollarıdır. Aynen kulakta olduğu gibi, sinüs boşluklarını burun boşluğuna birleştiren ince kanallar ve delikler vardır. Aynı mekanizmayla bu bölgede oluşan ödem ve şişlik, sinüslerin havalanmasının bozulmasına ve sinüs mukozalarının ürettiği sıvı ile sinüs boşluklarının dolmasına neden olur. Şiddetli baş ağrıları, yüz ağrısı, geniz akıntısı oluşabilir. Bazen sinüs boşluklarında şiddetli basınç burun kanaması yapabilir

Derin deniz dalgıçlığı ya da su altı sporları yapacak kişilerin barotravmadan korunabilmeleri için kulak burun boğaz açısından problemli olmamaları ve bu konuda bilinçli olmaları gerekir. Burundan nefes alma problemi, burunda kemik eğriliği, burun içi etlerde şişme, kronik sinüzit, kronik akıntılı kulak hastalığı, östaki borusu tıkanıklığı, kulak zarında delik olup olmadığı detaylı olarak değerlendirilmeli ve problemi olanlar dalmamalıdır.

 

Barotravmada Tedavi Seçenekleri Nelerdir?

 

Eğer orta kulakta ani bir sıvı toplaması olmuşsa, kulak zarını çizerek (miringotomi) orta kulaktaki basıncın azaltılması ve sıvının boşaltılması gerekebilir.

Östaki borusunun uzun süreli, geçmeyen tıkanıklıklarında kulak zarına geçici olarak tüp takılabilir.

Bu sorunu sık yaşayanlarda tedavi sebebe yöneliktir. Burundan nefes alma problemi, burunda kemik eğriliği, burun içi etlerde şişme, kronik sinüzit, kronik akıntılı kulak hastalığı, östaki borusu tıkanıklığı, kulak zarında delik olup olmadığı detaylı olarak değerlendirilmelidir. Varsa üst solunum yollarında tıkanıklık yapan anatomik bozuklukların düzeltilmesi gerekir. Kulak zarındaki yırtık ya da delikler cerrahi olarak kapatılmalıdır. Osteom ve Egzostoz gibi kulak kanalını tıkayan kemik büyümelerinin cerrahi olarak düzeltilmesi mümkündür. Baş dönmesine de neden olan bir iç kulak fistülü düşünülüyorsa, hastalığın ilaç tedavileriyle düzelmemesi durumunda fistül ameliyatları yapılabilir.

Kategoriler
Blog Uncategorized

Yüz Estetiği Tedavisi

Yüz Estetiği Tedavisi

25 Aralık 2019, 16:29

Yüz Estetiği Tedavisi

BOTOX – DOLGU

Botox nedir? Ne işe yarar?

Clostridium botulinum adlı bakteriden elde edilen bir proteindir. Kasların aktivitelerini ve güçlerini geçici bir süre azaltma etkisi yapar.

Yıllar içinde, alın, kaşların arası, göz kenarları, dudak kenarları vb. bölgelerde, kasların sürekli mimik hareketlerinin etkisi ile, başlangıçta yüzeysel, zaman geçtikçe derinleşen deri çizgileri oluşur. Botox’un bu bölgelere uygulanması, çizgilenmelere yol açan mimik kaslarını gevşeterek ve etkisini kısmen azaltarak, derinin rahatlamasını, dolayısı ile yüzün daha huzurlu, dingin ve genç görünmesini sağlar. Kaşları yanlardan kaldırıcı özelliği de vardır.

Botox nasıl uygulanır?

Uygun ölçülerde sulandırılarak, minik bir iğne yardımı ile mimik kaslarının içine enjekte edilen botox, 3-4 gün içinde etkisini göstermeye başlar. Uygulama süresi yaklaşık 10 dakikadır. Oturur pozisyonda uygulanır. Uygulamadan sonra yaklaşık 4 saat başın dik kalması daha uygun olur.

Uygulama yapılmadan 1-2 saat önce uyuşturucu krem sürülmesi, iğnelerin ağrısını az hissetmek açısından yararlıdır. Uygulamadan sonra bazen küçük morluklar ve kızarıklıklar oluşabilir.

Botox ne kadar süre etkillidir?

Botox’un etkisi maalesef  kalıcı değildir. Yaklaşık 6 ay sonra botox’un etkisiz hale getirdiği reseptörlerin yerine yenileri üretilir. Kaslar eski güçlerini tekrar kazanır ve çizgiler ve kırışıklıklar eski haline geri döner. Erkeklerde kaslar daha güçlü olduğundan botox etki süresi daha da kısalabilir. Etkinin devamlılığı arzu edildiği taktirde uygun aralıklarla tekrarlamak gerekir.

Dolgu nedir? Ne işe yarar?

Hayvansal olmayan, stabilize hyaluronik asit (non-animal stabilized hyaluronic acid: NASHA) içeren Restylene, yüz kıvrımlarındaki derinleşmeleri, dudaklarda oluşan çizgileri, yüzde oluşan çizgileri, içini doldurarak daha az belirgin hale getirmekte kullanılan şeffaf bir jeldir. Hayvansal olmaması alerji ihtimalini azaltmak ve olası bulaşıcı hastalıkları önleyebilmek içindir.

Yaşlanma, güneşin olumsuz etkileri, günlük stresler, sigara gibi nedenlerle derinin hyalüronik asit yoğunluğu azalır. Kollajen ve elastin lifleri deforme olur. Bu durum derinin eski elastikiyetini, hacmini ve gerginliğini koruyamamasına neden olur. Restylane, minik enjektörler ile bu kıvrım ve çizgilerin içine enjekte edilerek, oluşan hacim kaybının giderilmesine, çizgilerin yok edilmesine yardımcı olur.

 

Dolgu maddeleri nasıl uygulanır?

Uygulama yaklaşık olarak 20-30 dakika sürer. Uygulamadan 1-2 saat önce derinin krem ile uyuşturulması ile iğneden kaynaklanabilecek ağrılar giderilebilir. Uygulamadan sonra hafif kızarıklık ve morluklar görülebilir. Makyaj ile bunlar kapatılabilir.

Dolgu ne kadar süre etkilidir?

dolgu etkisi yaklaşık 6-12 ay sürer. Hareketli bölgelerde ( dudak gibi) daha erken etkisi geçerken, hareketsiz bölgelerde etkisi daha uzun sürmektedir. Etkinin devamı için enjeksiyonun tekrarlanması gerekmektedir.

Dolgu maddeleri ile cerrahi girişim olmaksızın kazanılan bir gençleşme sağlanabileceği gibi, diğer estetik yüz ameliyatları ile kombine edilerek daha çarpıcı bir sonuç elde edilmesi de mümkündür.

Kategoriler
Blog Uncategorized

Stres Bozukluğu tedavisi

Stres Bozukluğu tedavisi

25 Aralık 2019, 16:31

Stres Bozukluğu tedavisi

Akut Stres Bozukluğu Nedir?

Büyük travmatik bir yaşam deneyimini takip eden haftalar içerisinde kişi akut stres bozukluğu adı verilen bir kaygı bozukluğu türü yaşayabilir. Akut stres bozukluğu genel olarak, yaşanan travmatik olayı takip eden bir ay içerisinde ortaya çıkar. En az 3 gün sürer ve bazen bu bozukluk 1 aya dek devam edebilir. Akut stres bozukluğu travma sonrası stres bozukluğu TSSB ile büyük benzerlikler gösterse de farklı bir sorundur. Travmatik deneyimlere sahip kişilerin %6 ila %33 oranında Akut stres bozukluğu yaşadığı gözlenmiştir.

Akut Stres Bozukluğunun Nedenleri;

 

Kişinin travmatik bir ya da daha çok olayı deneyimlemesi, travmatik bir olayla karşı karşıya kalması akut stres bozukluğuna neden olur. Kişinin yaşadığı olaylar onda yoğun bir korku, dehşet ve çaresizlik hissi yaratır. Akut stres bozukluğuna neden olan olaylar, ölümler, kişinin kendisinin ya da yakınlarındaki birinin ölümle burun buruna gelmesi, kişinin kendisinin ya da yakınlarındaki birinin ağır şekilde yaralanma tehlikesi atlatması, kişinin kendisinin ya da yakınlarındaki birinin fiziksel bütünlüğünü tehdit edecek bir olay yaşaması olarak sıralanabilir.

Ayrıca aşağıdaki durumlar da akut stres bozukluğu risk faktörleri arasında sayılabilir;

– Kişinin geçmişte travmatik bir olayı deneyimlemesi, bu olaya şahit olması,

 

– Kişinin geçmişte akut stres bozukluğu ya da travma sonrası stres bozukluğu yaşamış olması,

 

– Kişi bazı zihinsel problemlere sahip olması,

 

– Kişinin geçmişte travmatik olaylar sırasında disosiyatif belirtiler göstermesi.

 

Akut Stres Bozukluğunun Belirtileri

 

Akut stres bozukluğunun semptomları disosiyatif, yeniden deneyimleme, kaçınma ve kaygı olarak farklı başlıklar altında incelenebilir.

 

Disosiyatif Belirtiler:

– Kişinin kendini uyuşmuş, duygusal açıdan cevap veremeyecek durumda hissetmesi.

 

– Etrafındaki nesnelere ve kişilere karşı bilincin, farkındalığın azalması.

 

– Etrafındaki nesne ve kişilerin, kişiye tuhaf ve gerçek dışı gelmesi.

 

– Disosiyatif amnezi; kişinin yaşadığı travmatik deneyimle ilgili bir ya da birden çok şeyi unutması.

 

Yeniden Deneyimleme Belirtileri:

– Kişinin sürekli travmatik olayla ilgili kabuslar, düşünceler, imajlar ve illüzyonlar görmesi.

 

– Kişinin travmatik olayı yeniden yaşadığını düşünmesi.

 

– Kişinin travmatik olayı hatırlatan bir şeyle karşılaştığında aşırı sıkıntı duyması.

 

Kaçınma Belirtileri:

– Kişinin travmatik olayı kendisine hatırlatacak; kişilerden, mekanlardan, nesnelerden, düşüncelerden, aktivitelerden, konuşmalardan, duygulardan kaçınması.

 

Kaygı Belirtileri:

– Kişinin uyumada zorlanması.

 

– Olmadık zamanlarda ve uygunsuz anlarda ürkmesi.

 

– Kişinin tahammülsüz olması.

 

– Odaklanmakta zorluk yaşaması.

 

– Kişinin durmakta, durup oturmakta ve hareketsiz kalmakta zorluk çekmesi.

 

– Sürekli savunmada ve gergin olması.

 

Kişinin yaşadığı tüm bu akut stres bozukluğu belirtileri günlük hayatını sürdürmesini zorlaştırır ve kişiyi oldukça zorlayan sıkıntılı bir duruma sokar. Kişi, her zaman kolayca yaptığı işleri yapmakta ve sosyal hayatını sürdürmekte zorlanır.

 

Akut Stres Bozukluğu Teşhisi

Akut stres bozukluğu tanısı konulması için, bu problemi yaşayan birey bir profesyonel ile görüşmelidir. Uzman kişi, akut stres bozukluğu yaşayan bireye travmatik olayla ve yaşadığı belirtilerle ilgili sorular sorar. Kişinin tam bir fiziksel muayenesinin yapılmasının, ilaç ya da madde kullanımının olup olmadığının anlaşılmasının gerektiği durumlarda olabilir.

 

Akut Stres Bozukluğu Tedavisi

Akut stres bozukluğu teşhisinin konulmasının ardından uzman kişi öncelikle kişinin spesifik ihtiyaçlarını belirlemek için derinlemesine bir psikiyatrik değerlendirme yapar. Eğer kişinin kendine ya da başkalarına zarar vermek gibi bir eğilimi varsa hastaneye yatma durumundan söz edilebilir. Kişiye yaşadığı durum ile ilgili psikiyatrik bilgi verilir. Akut stres bozukluğu ilaç tedavisi kişinin yaşadığı semptomları azaltmak için tercih edilir. Bunun dışında bilişsel davranışçı terapi ve hipnoterapi de kişinin bu problemi aşmasında kullanılan tedavi yöntemleridir.

Kategoriler
Blog Uncategorized

Panik Atak Tedavisi

Panik Atak Tedavisi

25 Aralık 2019, 16:33

Panik Atak Tedavisi

Panik Atak Tedavi Süreci

Panik Atak Tedavi Sürecinde Neler Olur?

Panik atak yaşadığını düşünen kişinin öncelikle yaşadığı duygu ve içinde bulunduğu durumun gerçek bir panik atak olup olmadığından emin olması gerekir. Aşağıdaki duygu ve düşüncelere sahip olmak panik atağın en bilinen belirtileridir.

Panik Atak mıyım?

– Dehşet duygusu,

– Kendini veya kontrolünü kaybedecekmiş hissetme,

– Çıldıracağından korkmak,

– Ölmekten korkmak,

– Bayılacağını düşünme,

– Ölüm tehlikesi yaşadığını düşünme,

– Ölüyor olduğunu düşünme,

– Gerçek dışı hissetme,

– Gerçeklikle bağı kopuyormuş gibi hissetme,

– Aşırı kalp atımı ve çarpıntı,

– Terleme,

– Titreme,

– Göğüs sıkışması veya ağrısı,

– Üşüme ya da yanma hissi,

– Boğulma hissi,

– Baş dönmesi veya mide bulantısı.

 

Aniden ortaya çıkan ve 10 dakika içerisinde en yüksek derecede hissedilen panik ataklarınız esnasında bu belirtilerden dördü ya da daha fazlasını yaşıyorsanız, panik atak için bir profesyonelle görüşmeniz gerekebilir.

Psikologla Görüşmeden Önce Neler Yapabilirsiniz?

Öncelikle bu alanda uzman bir psikolog arayışına girerek Panik atak psikolog tavsiye ve önerileri konusunda araştırmak yapabilirsiniz. Ayrıca, panik atak psikolog yorumları ve değerlendirmeleri konusunda araştırmalar yaparak size en uygun psikoloğun iletişim bilgilerine de ulaşabilirsiniz.

Panik atak konusunda uzman psikologdan randevu aldıktan sonra aşağıdaki listeleri hazırlayarak ön hazırlık yapabilirsiniz;

– Yaşadığınız belirtileri bir kağıda yazın. İlk ne zaman deneyimlediğinizi ve ne sıklıkta yaşadığınızı da not alın.

– Kişisel tarihinizle ilgili notlar alın. Örneğin ilk panik atağınızı yaşamadan önce yaşadığını stresli durumları, travmatik olayları listeleyin.

– Daha önce yaşadığınız, iyileşen ve devam eden fiziksel ve ruhsal rahatsızlıklarınızı not alın.

– Kullandığını her türlü ilaç, vitamin ve takviyeyi de listelemeyi unutmayın.

Eğer çok gergin hissederseniz yakın bir dostunuzdan sizinle randevuya gelmesini isteyebilirsiniz.

Psikolog Size Neler Sorabilir?

– Belirtileriniz neler, ilk ne zaman ortaya çıktılar?

– Ataklarınız ne sıklıkla ortaya çıkıyor ve ne kadar sürüyor?

– Ataklarınızı tetikleyen özel bir durum var mı?

– Atak yaşama korkusunuz ne sıklıkta yaşıyorsunuz?

– Ataklarınızı tetikleyeceğini düşünerek bazı yer ve durumlardan kaçınıyor musunuz?

– Yaşadığınız belirtiler, sosyal hayatınızı, iş yaşamınızı, okulunuzu ya da ilişkilerinizi etkiliyor mu?

– İlk panik atağınızdan önce stresli bir durum ya da travmatik bir olay yaşadınız mı?

– Cinsel ya da fiziksel taciz, savaş, doğal afet gibi travmalarınız var mı?

– Çocukluğunuzdan ve ailenizle olan ilişkinizden bahseder misiniz?

– Ailenizde ruhsal hastalık yaşayan biri var mı?

– Herhangi fiziksel bir hastalığınız var mı?

– Kafein, alkol ya da uyuşturucu kullanıyor musunuz?

Psikoloğa Neler Sorulur?

– Panik atak mı yaşıyorum yoksa panik bozukluk mu?

– Sizce benim durumum için hangi tedavi yaklaşımı daha uygun olur?

– Terapi almam gerektiğini düşünüyorsanız hangi sıklıkta ve süre boyunca alacağımı ön görüyorsunuz?

– Grup terapisi öneriyor musunuz?

– İlaç öneriniz varsa yan etkileri neler olabilir?

– Tedavinin işe yarayıp yaramadığını nasıl değerlendireceksiniz?

– Kendi yapabileceğim şeyler var mı?

– Okuyabileceğim, faydalanabileceğim bir kitap, makale, web sitesi önerir misiniz?

Panik Atak Tedavisi

 

Panik atak tedavisine başlanmadan önce uzman kişi sizin tam bir fiziksel muayeneden geçmenizi isteyecektir. Yaşadığınız fiziksel belirtilerin kaynağında tıbbi bir sorun olup olmadığını, kan testleri, EKG gibi yöntemlerle ortaya çıkaracaktır. Panik ataklarınızın kaynağının alkol ya da yasaklı maddeler olup olmadığını, ataklarınızın başka bir ruhsal rahatsızlık nedeniyle ortaya çıkıp çıkmayacağını da sorguladıktan sonra tedavinize başlayacaktır.      

Kategoriler
Blog Uncategorized

Psikoloji Alanları

Psikoloji Alanları

25 Aralık 2019, 16:38

Psikoloji Alanları

Psikoloji, Tanı Tedavi Hizmetleri

* Bireysel psikoterapi

* Aile danışmanlığı

* Ergen, çocuk ve yetişkin psikoterapisi Vb. alanlarda hizmetler verilmektedir. Ayrıca; merkezlerde nöropsikolojik, gelişim ve zeka testleri de yapılmaktadır.

Uygulanacak olan program; gizlilik ve sınır prensipleri dahilin de, danışan kişiye etraflıca açıklanır.

Aile Danışmanlığı programlarında; aile içi iletişim problemleri, koalisyon ve sınır problemleri, ifade edilmeyen duygular, kişisel ve ailesel farkındalık, empati geliştirmeye yönelik tedaviler yapılmaktadır.

Ergen ve Çocuk Psikoterapisi programlarında; anne-baba danışmanlığı, okul dönemindeki çocuklar için psikoterapi, ergen depresyonu, kendine güven geliştirme, okula uyum sorunları, sınav döneminde yaşanan anksiyete ile baş etme, kariyer danışmanlığı, davranış problemleri, ilişki problemleri, cinsel sorunlar ve ergenlik döneminde aile içi çatışma gibi çok geniş yelpazede hizmet verilmektedir. Ayrıca, ameliyat olacak hastalara ameliyat öncesi-sonrası psikolojik destek de sunulmaktadır.

 

Psikolok tarafından yapılan  testler

MMPI (Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri)

WISC-R Zeka Testi

AGTE (Ankara Gelişim Testi Envanteri )

Denver II Gelişimsel Tarama Testi

Benton Görsel Bellek Testi

Metropolitan Okul Olgunluğu Testi

Frostig Görsel İdrak Gelişme Testi

Bender Gestalt Görsel Motor Algılama Testi

Gessell Gelişim Testi

Koppıtz İnsan Çizim Testi

Goodenough-Harris İnsan Çizim Testi

Peabody Resim Kelime Testi

Porteus Labirentleri Testi

Kent EGY R.B. Catell Zeka Testi

Raven Matris IQ Testi

Saat Çizme Testi

Mini Mental Test

 

Psikolok tarafından hizmet verilen alanlar

 

  • Saldırganlık / Öfke / Hırçınlık
  • Tırnak Yeme
  • Parmak Emme
  • Hırsızlık
  • Tikler
  • Uyku Sorunları
  • Beslenme ve Yeme Sorunları
  • Kardeş Kıskançlığı
  • Enurezis (Alt Islatma) / Enkoprezis (Dışkı Kaçırma)
  • Aile İçi İletişim Sorunları
  • Okula Uyum Problemleri / Okul Fobisi
  • Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu
  • Arkadaşlık İlişkileri ve Sosyal Uyum Problemleri
  • Korkular
  • Saplantılar / Takıntılar
  • Depresyon,
  • Anksiyete ( kaygı) bozuklukları,
  • Fobiler,
  • Obsesif kompulsif bozukluklar (OKB) ( takıntılar, saplantılar),
  • Travma bozuklukları (TSSB),
  • İlişki problemleri,
  • Boşanma problemleri, boşanması sonrası depresyon,
  • Yaşlılıkta depresyon ve yalnızlık, yas süreciyle ilgili depresyon,
  • Doğum öncesi ve sonrası depresyonu,
  • İş yaşamı sorunları ve stres,
  • Kişilik bozuklukları,
  • Okul problemleri,
  • Dikkat ve konsantrasyon bozuklukları,
  • İhmal ve terk ( eş, ebeveyn, arkadaş vb.),
  • Hastalık ve tedavi sonrası dönem,
  • Eğitim ve okuma yazma ile ilgili problemler,
  • Sosyal çevreyle ilgili problemler,
  • Çocuk yetiştirmeyle ilgili problemler,
  • Cinsel eğilimle ilgili danışma
  • Yaşam – yönetim güçlüğü ile ilgili problemler
  • Kariyer danışmanlığı,
  • Etkili İletişim Becerileri,
  • Kişisel Gelişim & Motivasyon,
  • Beden Dili, Düşünce Okuma Teknikleri ve Sahne Hakimiyeti
Kategoriler
Blog Uncategorized

İmplant Tedavisi Kimlere Yapılabilir?

İmplant Tedavisi Kimlere Yapılabilir?

25 Aralık 2019, 15:11

İmplant Tedavisi Kimlere Yapılabilir?

İmplant Tedavisi Kimlere Yapılabilir?

İmplanta; daimi dişlerin telafisi ile ilgili her yaştaki bireyin ihtiyacı olabilir. Bu durumda hekimi hastanın uygunluğunu değerlendirecek ve gerekli bilgileri sunacaktır, bunların başlıcaları:

Gelişim çağını tamamlamış olmak

Ağız hijyene önem vermek

İmplantı yerinde tutacak kadar yeterli kemik dokusu bulunması                                             

Ağız cerrahisi geçirecek kadar sağlıklı olmak 

Diş implantları için iyi aday olup olmadıklarını belirlemek için bazı vakalar daha yakından incelenmelidir.

Kategoriler
Blog Uncategorized

Konya İmplant

Konya İmplant

25 Aralık 2019, 15:09

Konya İmplant

Konya İmplant

Konya implant uygulamasının ilk aşaması implantın çene kemiği içerisine yerleştirilmesidir. İmplantın kemikle kaynaşması için gerekli süre yaklaşık  6-12 kafta arasındadır. Kemiğin durumuna göre implantın yapıldığı gün üzerine geçici diş veya dişler hazırlanabilmektedir.  Bu süre hastanın kemik yapısına, kullanılan implantın yüzey özelliğine, kemik grefti (kemik tozu) kullanılıp kullanılmamasına göre farklılık gösteremektedir. Bu takvimle ilgili doktorunuzdan bilgi almanızda fayda vardır.

İmplant kemikle kaynaştıktan sonra üzerine protez yapım aşamasına geçilir ve 1-2 hafta içerisinde protezler hazırlanabilir.

Kategoriler
Blog Uncategorized

İmplant Vücuda Uyumlu mu?

İmplant Vücuda Uyumlu mu?

25 Aralık 2019, 15:10

İmplant Vücuda Uyumlu mu?

İmplant Vücuda Uyumlu mu?

Dental implantlar  %98’a varan oranlarda titanyumdan üretilmektedir. Titanyum vücudumuzda yabancı bir cisim reaksiyonu oluşturmamaktadır, yani vücudumuzun implantı kabul etmemesi gibi bir durum aslında yoktur. Ancak hastanın genel sağlık durumu, operasyonun ideal şartlarda gerçekleşmesi, ağız hijyeni gibi faktörlere bağlı olarak ameliyat bölgesinde ve implant çevre dokularında enfeksiyon meydana gelebilir. Bu gibi durumlar implantın başarısızlığı ile sonuçlanabilir. Günümüzde dental implant uygulaması %95-98 oranında başarı ile uygulanmaktadır. Bu oranda günümüz tedavileri için oldukça yüksek bir orandır.